Güncel

Çocuk İşçiliği ile Mücadele

“Çocuk İşçiliği” kavramını ne yazık ki hepimiz duymuşuzdur değil mi?

Küresel olarak yaşanan bu sorunu engellemek üzere Birleşmiş Milletler tarafından 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü olarak kabul edilir. Amaç “Çocuk İşçiliği”ne karşı farkındalık ve duyarlılık oluşturmaktır.

Peki; nedir Çocuk İşçiliği?

Çocuk İşçiliği, çocukların “çocukluklarını” yaşamaktan alıkoyan, özgüvenlerini zedeleyen, fiziksel, sosyal-duygusal ve zihinsel gelişimleri açısından çocuklara zarar veren işlerde çalıştırılmasıdır. Çocuk işçiliği aynı zamanda çocukların;

  • Eğitim hayatını engelleyen,
  • Zihinsel, fiziksel, sosyal-duygusal ve ahlaki gelişimlerine zarar veren,
  • Eğitim hayatından erken dönemde kopmalarına yol açan işlerdir.

Daha ileri düzeyde düşündüğümüzde, çocukların hayatına mal olabilecek, çocukların aile bağlarını koparacak, çocukların köleleşmesine sebep olacak, çok küçük yaşta büyük problemlerle karşılaşmak zorunda bırakacak, ciddi tehlikelerle hastalıklarla mücadele etmek zorunda bırakacak türlü işler çocuk işçiliği olarak karşımıza çıkmaktadır.

En kötü biçimde çocuk işçiliği;

  • Çocukların borç karşılığı alım-satımı,
  • Zorla çalıştırılarak kölelik benzeri uygulamaların tüm biçimi,
  • Çocuğun bedeninin pornografik yayınlarda yer alması ve sunumu,
  • Çocuğun uluslararası uyuşturucu madde tanımında yer alan çeşitli madde üretimi ve satışında görevlendirilmesi,
  • Çocuğun uyuşturucu madde kullanımına ve tedarikine zorlanması,
  • Genel tanımıyla sağlık, güvenlik ve barınma haklarının ihlaliyle tehlikeli işlerde görevlendirilmesidir.

Çocuk işçiliği sorunu sadece ülkemizde değil, tüm dünyada maalesef yaşanmaktadır. En az gelişmiş ülkelerde, yaklaşık olarak dört çocuktan biri (5 ila 17 yaş arası), sağlıkları ve gelişimleri için zararlı olduğu düşünülen işlerde çalışmaktadır / çalışmaya zorlanmaktadır.

UNICEF’in 2022 küresel araştırmalarında, 5-17 yaş çalışanlarda bölgesel tahmini ve en az %50’yi kapsayan araştırma verileri grafikte yer almaktadır. Kız ve erkek çocuk işçiliğine bakıldığında, cinsiyetlerin dahil olma olasılıkları eşit olmasına rağmen; kız çocuklar evlerdeki ücretsiz hizmetlerin yaptırılması gibi farklı işlere gitmesiyle erkek çocuklara oranla daha fazla çocuk işçiliğine maruz kalmaktadır.

Ülkemiz nüfusuna bakıldığında Türkiye İstatistik Kurumu’nun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2021 yıl sonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 84 milyon 680 bin 273 kişi iken bunun 22 milyon 738 bin 300’ünü çocuklar oluşturmaktadır. Hanehalkı İşgücü Araştırması 2021 yılı sonuçlarına göre; 15-17 yaş grubundaki çocukların iş gücüne katılma oranı %16,4. İş gücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde ise bu oranın erkek çocuklar için %22,9 kız çocuklar için %9,5 olduğu tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 18 yaşa kadar olan yaş grubu çocuk olması dolayısıyla ülkemizde aile iş gücüne katılan 15-17 yaş grubu da bu tabloyu gözler önüne sermektedir. Yine hanehalkı iş gücü araştırması sonuçlarına göre gençlerde iş gücüne katılma oranı, 2020 yılında %39,1 iken 2021 yılında %41,7’e yükselmiştir ve her geçen gün artmaktadır. COVID-19 pandemisi sebebiyle ekonomik zorlukların yaşanması, çocukların ve gençlerin ne yazık ki iş sahasına girişini artırdığı söylenebilir. Türkiye’de çocukların çalışma nedenlerine ilişkin verdikleri beyanlara göre;

  • %35,9 ile “hanehalkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak”
  • %34,4 ile “iş öğrenmek, meslek sahibi olmak”
  • %23,2 ile “hanehalkı gelirine katkıda bulunmak”
  • %6,4’ü ise “kendi ihtiyaçlarını karşılamak” amacıyla çalışmaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Çocuk İşçiliğini Ortadan Kaldırmak için Evrensel Sosyal Koruma” ismiyle çalışmalar yapmaktadır. Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması yönünde kayda değer ilerlemeler ve ülkemizde gelişmelerin yaşanması için, sorunu çözmeye yönelik entegre ve kapsamlı yaklaşımın parçası olmak, evrensel sosyal koruma sistemlerine yatırım yapmak ve çeşitli sivil toplum örgütleri ile çalışmalar yapmak gerekiyor.

Hep birlikte bu konuya duyarlılık geliştirerek, harekete geçebiliriz. Ne dersiniz?

Her çocuğun yaşaması ve haklarına kavuşması için gelin birlikte çalışalım…

 

ÖĞR. GÖR. CANSU KÖKEN

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Cardiodan Gelen

Previous article

Haziran’da Kültür – Sanat

Next article

Şunlar da hoşunuza gidebilir